Demokratikleşme

Bir seçimi daha geride bıraktık. Seçim birilerini seçmek olduğuna göre, Türk halkı da seçimini yaptı. Ben buna ikinci demokrat parti vakası diyorum, askeri ihtilali hariç tutarsak…

1950 yılında Demokrat Parti tek başına siyasi erke getirildi. Türk halkının tercihi buydu. Bunun sosyo-psikolojik nedeninde yıllardan beri ülkeyi yöneten Cumhuriyet Halk Partisi’ne alternatif olarak gördükleri Demokrat Partisi’ni denemek istemeleri etkili olmuştur.

Daha sonraki seçimlerde tekrar iktidara gelen Demokrat Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi’ni bir hayli tedirgin etmiştir. Bu süreç 28 Mayıs 1960 tarihinde askeri ihtilal sonucu son bulmuştur. Daha sonraki yıllara baktığımız zaman, iki defa siyasi erk olarak tek başına iktidara gelen parti 1983 ve 1987 deki seçimlerde iktidara gelmiş olan ANAP’tır. 1993 yılından bu yana koalisyon ile yönetilen Türkiye bu süreci artık aşmıştır. Türk halkı koalisyonlardan umduğunu bulamamıştır.

 

22 Temmuz 2007 genel seçimleri ile AKP ikinci kez iktidara gelerek tek başına iktidar sürecini devam ettirdi. Türkiye bu seçim sonuçlarından ne kadar memnun? Sol kesimler sağ parti olması nedeniyle memnun değiller. Sol biraz şaşırdı bu seçime. Oy oranını fazla bekliyordu… Bu seçimden umduğunu bulamadı.

Ben particilik yapmayı sevmiyorum. Benim için ehemmiyet taşıyan ülkeye faydalı, ülkenin çıkarlarını gözeten ve Türk halkının ihtiyaçlarına cevap veren bir siyasi erk olmasıdır. Ülkemizde tek başına iktidarla yönetilmekten Türk halkının geneli memnun gözüküyor. Demokraside çok seslilikte yer taşır. Tek başına iktidar olanlar bu gücü farklı şekilde kullanmaya kalktığında onları uyarabilecek, Türk kamuoyunu bilgilendirebilecek bir muhalefette gereklidir. Demokrasi çoğunluğun yönetimidir şüphesiz; bu nedenle ülkemizin bu seçim sonuçlarına saygı duyması gereklidir.

Önümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimleri var, bu süreç nasıl işleyecek hep birlikte göreceğiz. Bu seçim sürecinin kargaşaya dönüşmemesi ülkemiz için çok önemlidir. Demokrasinin hazmedilmesi sürecini yaşamaktadır ülkemiz. Türkiye 84 yılda demokrasi adına çok mesafe aldı; ama bu yetersiz gözüküyor. Ben insanlarımızın iç disiplin olarak demokrasiyi benimsemeden ülke yönetiminde demokrasinin tam oturacağını sanmıyorum. Yani sosyo-psikolojik olarak demokrasinin gelişmesi şarttır. İlk olarak bireylerin demokrasi eğitimi alması gereklidir. Bu, akabinde ailelerin demokratikleşmesi ve nihayetinde çevrenin demokratikleşmesi ile devam edecektir. En sonunda da ülkenin demokratikleşmesi sağlanacaktır.

Türk halkı demokrasiye yabancı değildir. İslamiyet öncesi de dâhil yönetimlerde ortak kararlar söz konusudur. Katılımcılık vardır. Türk devletlerindeki teşkilatlar incelenecek olursa her teşkilatın kendi içerisindeki karar mekanizmasında ortaklık söz konudur. Yani alınan karalar çoğunluğun kararları olma özelliği taşımaktadır. İslamiyet öncesinde kurultaylar buna örnektir. Altı yüz yıllık Osmanlı yönetiminde, bazı dönemler hariç kararlar bireysel değildir. Kubbealtı’nda toplanan üyeler kararları alır ve padişah onay verirdi. Bugün de baktığımız zaman meclisin kararlarının onay yeri cumhurbaşkanlığıdır.

Günümüz demokrasilerinde ise halkın katılımı söz konusudur; aradaki fark da budur. Halk devlet yönetimine katılım sağlamıyordu fakat; kendi yaşayışı içerisinde mutluluğu yakalayabilmiş ve bunu insanlara değer vererek, kendi yaşayışlarında ortak hareket ederek yapabilmiştir. Bunlarda demokrasi sayılır. Demokrasi tarihimizi Cumhuriyetle başlatmak büyük bir yanılgı ve Türk halkına saygısızlıktır. Cumhuriyetle birlikte demokrasimiz hareketlenmiştir.

Demokratik sürecimiz için önem taşıyan seçimler ve seçimlerden çıkan sonuçlara her zaman saygılı olmak gerekir. Bu, Türk halkına saygılı olmak demektir. Seçim sonuçları ülkemize hayırlı olsun diyorum. Önümüzdeki yönetimi hep birlikte göreceğiz. Her Türk bireyinden yanlışlar yapılıyorsa bunlara sessiz kalmamasını istiyorum. Doğru yapılanları alkışlayalım, yanlış yapılıyorsa uyaralım. Bunlarda demokrasinin güzelliklerindendir.

Saygılar

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir