Seçime Yedi Kala

Sokaktaki vatandaşa soruyorum: Amca bu ülkenin durumu ne olacak?
Bu soru üzerine başlıyor yetmiş yaşını aşkın amca anlatmaya…. “Şimdi bolluk bereket zamanı.” diyor. “Bizim zamanımızda insanlar bırak üzerlerine bir şey giymeyi, karnını doyurmaya parayı zor buluyordu.” Sonra bir diğerine soruyorum, daha önce işsiz kalmış bir vatandaş. O da önceden iş bulmakta ne kadar zorlandığını şimdilerde ise iş imkânlarının eskiye nazaran çok daha iyi olduğunu söylüyor.
Buradan şu neticeyi çıkarıyoruz: Bu vatandaşlarımız fizyolojik ihtiyaçlarının karşılanmasından memnunlar, çünkü onlar için önemli olan karınlarının doymasıdır.
Sonra, gelir düzeyi iyi olan ve kısmen de eğitimli insanlara sorduğumda; onlar da hemen ülkeye yönelik iç ve dış tehditlerden, ekonomik programın yetersizliklerinden, hatalı gördükleri yasalardan, milli meselelerden ve bu konudaki hassasiyetten bahsediyorlar.Bakın aradaki farka: Karnı aç olan vatandaş, ülke meseleleri kabul ettiğimiz hassas konulardan bahsetmiyor bile. Sebebi, vatandaşın karnını doyurma gereksinimini daha yeni tamamlamış ya da tamamlamak üzere olmasıdır. Hepimiz biliriz ki, bir insan önce fizyolojik gereksinimini tamamlamak ister. Bu durum da gayet tabiidir.
O zaman tespitimizi söyleyelim: Karnını doyurmuş insan daha üst ihtiyaçlarının karşılanması noktasında siyaset yaparken, karnı aç olan vatandaş ekmek davasında. Bu insan ekmeği nerden alırsa oraya minnettarlık duyar. O zaman ülkenin menfaatleri için önce vatandaşın açlığı giderilmelidir, ülkenin açlığı giderilmelidir.
Yılardır ülkemizde siyaset yaptığını sananlar ve bunlara inanan halk bunu hep göz ardı etti. Ekonomik politikalar devlet değil hükümet politikaları olduğu için, her hükümet değiştiğinde bir önceki program çöpe atıldı. Bu ve bunun gibi birçok sebeple ekonomi bu darboğaza sokuldu. Şimdi ülkedeki insanların yarısından fazlası ekmek davasında, diğer kalan kısmı ise siyaseti farklı noktalardan değerlendiriyorlar.
Neredeyse her siyasi parti, bu zamana kadar ülke menfaatlerini göz önünde bulunduruyoruz diye basına demeçler verdiler. O halde soruyorum: Ülkemiz, neden hala karnını doyurmaya çalışıyor? İnsanların milli meseleleri değerlendirmesi ve düşünmesi, üretmesi, gelişmesi için öncelikle ülkemizin karnının doymuş olması gerekir.. Bu zamana kadar olayları yeterli bilinç düzeyinde değerlendiremeyen insanlarımız adeta uyutulmuş. Yani insanlar ekmek davasında oldukları için diğer meselelerde bir şey söylememiş, devlet büyüklerimiz bilirler diye. O güvendikleri siyasiler halkın bu güvenini öyle bir istismar etmişler ki, artık halk siyasilere inanmaz hale gelmiş. Vatandaş uyutulduğunun, kandırıldığının farkına karnını doyurup düşünmeye fırsat bulduğunda varıyor.
22 Temmuz 2007 genel seçimlerinin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu seçim sonucu ortaya çıkacak siyasi erk umarım ülke için faydalı ve doğru adımlar atar. Önce ekonomiden başlayarak ülkeye faydalı olmaya çalışması adeta zaruridir. Türk ekonomisinin içinde bulunduğu kıskaç, ekonomimize nefes aldırmıyor. Yüksek faiz oranları nedeniyle gelen yabancı sermaye ortadan kalktığında sudan çıkmış balık gibi oluyoruz malasef. Ülke yönetimini ülkemiz insanları adına kullanacak olan siyasi erkin, ilk iş olarak bu konuya eğilmesi ve ekonomik politikalarda ülke çıkarlarını ve halkını düşünmesi bu ülkeye yapacağı en büyük hizmetlerden biridir.
Artık hayırlısı diyor ve bekliyoruz…

Bir önceki yazımız olan Aşk vatan demekti başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir